gif" border=0> Türkiye hakkındaki her konuyu bulabilirsiniz - Blogcu ">




Google
 
<



17/4/2009

Bebeğinizi boğmacadan koruyun!

h1

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, boğmacaya yakalanan yetişkinlerin, hastalığı henüz bağışıklığı oluşmamış yenidoğan bebeklere bulaştırabildiğini, bu nedenle yetişkinlerin boğmacaya karşı aşılanmasının bebekleri bu hastalıktan koruyabileceğini bildirdi.

Ceyhan, özellikle bebekler açısından çok ciddi bir hastalık olan boğmacanın akciğer problemi başta olmak üzere bir çok kalıcı sağlık sorununa yol açtığını belirtti.          

Boğmacanın soğuk algınlığına benzer belirtilerle başladığını, daha sonra boğulurcasına, yoğun ve hızlı öksürük nöbetleri görüldüğünü anlatan Ceyhan, “Bu hastalığa yakalanan bebeklerle küçük çocuklar nöbetler sırasında morarıp kusabilir, hatta boğularak yaşamlarını kaybedebilir. Bu minikler ayrıca beyne giden oksijenin azalmasına bağlı olarak nöbet geçirebilecekleri gibi beyin enfeksiyonuna da yakalanabilirler” diye konuştu.          

Boğmacanın hafif seyrettiği yetişkinlerde diğer solunum yolu enfeksiyonlarına benzer dirençli öksürük geliştiğini kaydeden Ceyhan, bu nedenle hastalarda yaş büyüdükçe boğmacadan şüphelenilmediğine dikkati çekti. Ceyhan, şunları söyledi:
             
“Oysa yapılan araştırmada 2 haftadan uzun süren öksürüklerin yüzde 17'sinin boğmacadan kaynaklandığı tespit edildi. Boğmacaya yakalanan yetişkinler hastalığı, aşılanmamış kişilere, anne-baba ve bakıcılar yeni doğmuş ve bağışıklığı henüz oluşmamış bebeklere bulaştırabiliyor. Yenidoğanlarda ilk aşı 2. ayın sonunda yapıldığı için mikrobu bundan önce alan bebek riskle karşı karşıya kalıyor. Boğmaca bakteriyel enfeksiyon olduğu için anneden korunma da geçmiyor. Bu nedenle bağışıklığı oluşmamış bebeklerin korunması açısından yetişkinlerin boğmaca aşısı yaptırması yararlı olur. Genellikle yetişkinlerin 10 yılda bir difteri-tetanoz aşısı yaptırmaları önerilir. Bunun yerine ilk seferinde difteri, asellüler boğmaca, tetanoz ve inaktif polionun tümünü içeren aşı yaptırılmalı, sonraki 10 yılda aşılama difteri ve tetanoz şeklinde devam ettirilmelidir.”

Türkiye'de Sağlık Bakanlığının aşı takvimine göre yan etkileri daha az olan asellüler boğmaca aşısının difteri, tetanoz, inaktif polio ve hemofilus influenza tip B ile birlikte 5'li olarak 2'nci, 4'üncü ve 6'ncı ayların sonunda uygulandığını, 18-24'üncü aylar arasında da rapel (pekiştirme) dozu yapıldığını belirten Ceyhan, 4-6 yaş arasında yapılması uygun olan 5'inci doz uygulanamadığı, son doz da çok erken yaşta uygulandığı için aşının etkisinin azaldığını bildirdi.

Artık Türkiye'de de bulunabilen, yan etkisi olmayan ve küçük çocuklarda da uygulanabilen yeni aşılar geliştirildiğini belirten Ceyhan, bu aşılardan birinin 3-11, diğerinin de 3-65 yaş arasındaki kişilerde uygulanabildiğini söyledi.

İleri yaşlardaki çocuklarda da uygulanabilen asellüler boğmaca aşısının aşı takvimine girmesinin Aşı Bağışıklama Danışma Kurulu'nda ele alındığını, kurulun ilköğretim 1. sınıftaki öğrencilere difteri, tetanoz, inaktif polio ve boğmaca aşısının uygulanmasına yönelik tavsiye kararı aldığını bildiren Ceyhan, “Bir çok ülkede zaten bu uygulamaya geçildi” şeklinde konuştu.

BOĞMACA NEDİR?

“Bordatella pertussis” adındaki bakterinin yol açtığı çok bulaşıcı bir hastalık olan boğmaca hava yoluyla yayılıyor.

Hastalığı bebeklere yüzde 75 oranında anne, baba, kardeş veya çevresindeki diğer kişiler bulaştırıyor.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her yıl 50 milyon boğmaca vakası görülüyor, bunlardan toplam 300 bini hayatını kaybediyor.
Özellikle küçük bebekler için çok ciddi sonuçları görülen ve ölümcül bir hastalık olan boğmacaya yakalanan her 100 bebekten 4'ü hayatını kaybediyor.

Antibiyotikler, boğmacanın öksürük gibi belirtilerini azaltmada etkili değil.

Hekimler, hastalık geliştikten sonra boğmaca hastalarının yatak istirahatine alınmasını, sıvı desteği verilmesini ve varsa ateşin kontrol altına alınmasını öneriyor.

Yaklaşık 12-14 hafta süren hastalık, iş gücü kaybına ve aşırı tedavi giderine neden oluyor.

14/4/2008

Güzide Duran ile Adnan Aksoy dünya evine girdi

h1

 

Çırağan Sarayı'nda yapılan törenle dünya evine giren ünlü manken Güzide Duran ile Adnan Aksoy çok mutluydular.

Ünlü manken Güzide Duran ile Adnan Aksoy, Çırağan Sarayı'nda yapılan törenle dünyaevine girdi. Duran nikah memurunun, "Adnan Aksoy'u eşiniz olarak kabul ediyor musunuz" sorusuna, "Sonsuza kadar evet" yanıtını verdi. Ünlü manken, nikah memurunun soruyu tekrarlaması üzerine, daha gür sesle "Sonsuza dek evet" diyince salonda alkış koptu.

Çılgınca dans ettiler

Nikah memuru cüzdanı geline verdi. Duran, Dilek Hanif imzalı gelinliğiyle çok zarifti. Nikah töreninin ardından ilk dansı eşi Adnan Aksoy'la yapan ünlü manken, hareketli şarkılarda manken arkadaşları, Ayşe Hatun Önal, Ece Sükan, Burcu Esmersoy'la birlikte dakikalarca dans etti. DJ kabininde Cahide Caberet'in ekibi vardı.

Hürriyet

14/4/2008

Pınar Altuğ muradına erdi

h1

 

Uzun zamandan bu yana kendisinden yaşça küçük sevgilisi Yağmur Atacan ile aşk yaşayan Pınar Altuğ muradına erdi.

 Maslak Venue'de yapılan muhteşem bir düğün töreniyle dünya evine girdi.

Altuğ nikah sonrası evlilik cüzdanını basın mensuplarına sevinçle gösterdi.

Pınar Altuğ'un gelinliği Perihan Akı imzası taşırken, Yağmur Atacan Ermenegildo Zegna marka damatlık giydi.Çiftin nikah şahitliğini ise 10 kişilik arkadaş grubu yaptı. Pınar Altuğ’un şahitleri, Zeynep Deldağ, Melisa Basut, Yael Debayar, İzak Bilmen, Rahşan Anter; Yağmur Atacan’ınkiler ise Cihan Yenici, Cihan Uzunhekim, Erman Pakman, Baran Öneren ve Alper Çağrı Önal’dı.

Törene babasının katılmaması hakkında Yağmur Atacan ’Babam işlerinden dolayı gelemedi. Ben de kendisini zorlamadım.Pınar Altuğ ,hayalindeki düğün için uzun süredir uğraştıklarını ve herşeyin isdediği gibi olduğunu söyledi.Yağmur’un

soyadını ve onun çocuğunu taşıyacağım için çok mutluyum’ diye konuştu. 

Pınar Altuğ-Yağmur Atacan çifti, balayı için Paris'e gitti.

 

                           

Haberin fotoğrafları sabah gazetesinden.

19/3/2008

MEVLİT GECESİ ve DUALARI

h1

           

﴿ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ ﴾

 

            Mevlid Gecesi

Bu gecenin manevî zenginliğinden istifâde etmek için bir

tesbih namazı kılmalı, bir de Hatm-i Enbiyâ yapmalıdır.

 

KANDİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü

mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden

kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde

kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri

verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip,

ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,111 onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden

 istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı

 çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek

nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat,

 hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler

 okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî

 iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı

17/3/2008

SEDA SAYAN BALAYINDA

h1

Geçtiğimiz ay evlenen Seda Sayan-Onur Şan çifti,

 hafta sonu tatilini Kıbrıs'ta geçirdi.

Geçtiğimiz ay evlenen Seda Sayan-Onur Şan çifti, hafta sonu tatilini Kıbrıs'ta geçirdi. Evliliğin ardından iş yoğunluğu nedeniyle balayına gidemeyen ikili, haftasonu tatilleriyle kendilerine vakit ayırıyor. Girne sahilinde sporkıyafetleriyle dolaşan, kafelerde dinlenen ikili, akşam da Rock's Otel'desahneye çıkan Metin Şentürk'ü şarkılarına eşlik etti.

17/3/2008

Başbakan'dan ilk açıklama

h1

Başbakan Erdoğan, partisinin basına kapalı yapılan grup toplantısında

 kapatma davasıyla ilgili konuştu. Erdoğan'ın davayla ilgili ilk değerlendirmesi

'Oylarımız daha da artacak' oldu.

 

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

- Bunlar bizim tarlamızı daha da bereketlendiriyor. Oyumuz artacak
 - Hiç kimse bizi yolumuzdan geri çeviremez. Durmak yok yola devam.
- Millet arkamızda bölgede bunu gördüm
- Siz işinizi yapmaya devam edin, en büyük hedefimiz yerel seçimler olsun bir nefer gibi çalışın
- En güzel cevabı yerel seçimlerde verelim
- Açıklama yapmayın, sabırlı olun.Haklı pozisyonumuzdan zemin kaybetmeyelim.
- Sizi manipüle etmeye çalışarak tuzağa düşürmeye çalışanların tuzağına düşmeyin
- Korkacak bir şey yok hukukçu arkadaşlarla konuyu en ince detayına kadar çalışıyoruz.
- Hiçbir arkadaşımızdan bizi bu süreçte zor duruma düşürecek bir açıklama yapmasını

istemiyorum.
- Bu açılan dava hiçbirinizde moral çöküntüsüne yol açmasın biz ne yaptığımızı biliyoruz
- Ergenekon'u da çökerttik bundan rahatsız mı oldunuz?       
- Biz haklıyız halk için halkla beraber çalaşıyoruz.
- Kongre dahil tüm toplantılar düzenli olarak yapılmaya devam edecek

HÜRRİYET

8/3/2008

Şiddetsiz Bir Yaşam

h1

BUGÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ.ÖNCELİKLE

TÜM KADINLARIMIZIN GÜNÜNÜ KUTLARIM.MUTLU,HUZURLU,ŞİDDETSİZ,SEVGİ,SAYGI DOLU

 BİR YAŞAM DİLERİM.

1857 yılında New York'lu dokuma işçisi kadınların daha insanca bir yaşam

isteyerek, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadele ile başlayan

süreçte 8 Mart, tüm dünya kadınlarının kutladığı uluslararası bir gün...Yani Dünya Kadınlar Günü....

         Yani kocasından veya ailesinden dayak yiyen, boşanmak istediği için şiddete

maruz kalan, eşinin kıskançlığı nedeniyle öldürülen ya da tecavüze maruz kalan

kadınlarımızın günü...

           Bugün kutladığımız Dünya Kadınlar Günü'nünde kadınlara yönelik uygulanan

şiddet Türkiye'deki kadın olmanın hala zor olduğunun bir göstergesi. Son bir haftadaki haberlerimizden derlediğimiz kadına yönelik şiddeti içeren haberlerde ortaya çıkan tablo

tüyler ürpertici.İşte 01 Mart 2008 tarihinden itibaren kadına şiddet içerikli haberler ve

ortaya çıkan çarpıcı gerçek;

01 MART

"BOŞANMA DAVASI AÇAN KADIN BIÇAKLANARAK ÖLDÜRÜLDÜ"

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde boşanma davası açan kadın bıçaklanarak öldürülmüş, kocasının cesedi de iple tavana asılı bulundu. Rumeli Mahallesi Pembegül Sokak'taki evine geç saatte gelen Arif Mutlu (24), evin birinci katında annesi Gülşen Mutlu'yu (45) göğsünden bıçaklanarak öldürülmüş buldu. Olayı polise bildiren Arif Mutlu, evin ikinci katına çıktığında da burada babası Salih Mutlu'nun (53) tavana iple asılı cesediyle karşılaştı. Polis, Gülşen ve Salih Mutlu arasında aile içi geçimsizlik olduğunun ve

Gülşen Mutlu'nun bir hafta önce eşinden boşanmak için dava açtığının öğrenildiğini bildirdi.

04 MART

"60 YAŞINDAKİ FELÇLİ KADIN ÖLDÜRÜLDÜ"

İzmir'in Buca İlçesinde yalnız yaşayan 60 yaşındaki felçli kadın, evinin oturma odasında elleri, ayakları bağlanmış ve bıçakla öldürülmüş halde bulundu. Kumru Arslanboğa'nın koltuk altı ve sırtında iki derin bıçak izinin bulunduğunu belirten emniyet yetkilileri, evde yaptıkları ilk incelemede herhangi bir hırsızlık olayına rastlanmadığını, öldürülen kadının para ve cep telefonunun çalınmadığını bildirdi.

"KARISINI 2 ÇOCUĞUNUN GÖZLERİ ÖNÜNDE 7 YERİNDEN BIÇAKLADI"

Adana'da, psikolojik sorunları nedeniyle bir süre hastanede tedavi gördüğü belirlenen bir kişi, kendisinden ayrılmak isteyen 10 yıllık karısını 2 çocuğunun gözleri önünde 7 yerinden bıçaklayarak ağır yaraladı.

Aşkın Yalçın (34), Erzincan'daki ailesinin yanına taşınan ancak, boşanma işlemleri için kente dönen eşi Serap Yalçın (28) ile tartıştı.

Yalçın, mutfaktan aldığı bıçakla kızı Ceren (4) ve oğlu Eren'in (8) gözleri önünde eşini bıçakladı. Çocukları ve eşinin çığlıkları üzerine Aşkın Yalçın, cep telefonuyla 112 Acil Servisi arayarak yardım istedi. Ambulansla Adana Numune Hastanesine kaldırılan Serap Yalçın'ın, vücudunun 7 yerinden bıçaklandığı, durumunun ağır olduğu belirtildi. Olayın ardından eve gelen polis ekiplerine "Karımı ben vurdum" diyerek elindeki bıçakla teslim olan Yalçın, çok üzgün olduğunu, "karısını kaybetme korkusu" ile olayı gerçekleştirdiğini savundu.

"ULUS'TA BİR KADIN SİLAHLI SALDIRI SONUCU ÖLDÜRÜLDÜ"

Ankara'nın Ulus semtinde bir kadın tabancayla vurularak öldürüldü. Atatürk Bulvarı Opera Köprüsü altındaki olayda Yeliz Erim (31), kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerin silahlı saldırısına uğradı. Saldırıda ağır yaralanan Erim, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken yolda öldü.

"11 YILDIR BİRLİKTE YAŞADIĞI KADINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜRDÜ"

İzmir'in Bornova ilçesinde bir kişi, 11 yıldır birlikte yaşadığı kadını bıçaklayarak öldürdü. Kara Nakliyeciler Sitesi'nde sabah saatlerinde meydana gelen olayda, E.Ç. (52), yaklaşık 11 yıldır resmi nikahsız olarak yaşadığı 4 çocuk annesi eşi Münire Yılmaz'ı (37) üç bıçak darbesiyle öldürdü.İddialara göre, site içinde bulunan bir nakliye firmasında çaycı olarak çalışan Yılmaz, 11 yıldır birlikte yaşadığı E.Ç.'den kıskançlığı yüzünden ayrılarak 1 ay önce annesinin evine yerleşti. Gündüzleri nakliye firmasında çalışan nikahsız eşi Yılmaz'ın, geceleri de çocuklarını bırakıp fabrikada bulaşık yıkadığını söyleyip annesinin evinden ayrıldığını duyan E.Ç., takip etmeye başladı. Eşinin fabrika yerine başka bir yerde çalıştığı yönünde dedikodular duyan E.Ç., sabah erken saatlerde işe giderken durdurdu. Görgü şahitleri, ikilinin bir süre tartıştığını, tartışmanın kısa sürede kavgaya döndüğünü, zanlı E.Ç.'nin üzerindeki bıçağı çıkarıp Münire Yılmaz'ı üç defa bıçakladığını anlattı.Zanlı, polisler tarafından gözaltına alındı.

"DÖVÜLEREK GASP EDİLEN KADIN"

Bursa'nın Karacabey İlçesi'ne bağlı Sazlıca Köyü'nde, yalnız yaşayan Muazzez Eke (54) komşusu N.Y. tarafından dövülerek emekli maaşının gasp edildiğini iddia etti. Feci şekilde dövülen Eke hastaneye kaldırılırken, N.Y. yakalanarak gözaltına alındı.

İddiaya göre, yüzünü tanınmayacak şekilde örten N.Y., saat 01.00 sıralarında dün emekli maaşını alan Muazzez Eke'nin evine girdi. Eke'nin göğsünde sakladığı paraları isteyen N.Y., vermeyince kadını feci şekilde dövdü. Bayılan Muazzez Eke'nin emekli maaşı olan 400 YTL'yi alan N.Y. kaçtı.

"ALDATTIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜ EŞİNİ ÖLDÜRDÜ"

İzmir'de kitap pazarlamacısı Ethem Gürsoy, kendisini aldattığından şüphelendiği 17 yıllık eşi Tülay Gürsoy'u tabancayla vurarak öldürdü. Polise teslim olan öfkeli koca, sabah uyandığında eşinin elinde daha önceden görmediği bir telefonla, 'Canım, cicim' diyerek birisiyle konuştuğunu, aralarında çıkan tartışmada hakaret edince tabancasıyla üç el ateş ederek öldürdüğünü söyle

05 MART

"GELİNLERİN CİNNETİ"

Afyonkarahisar'da iki genç gelin, sürekli dayak yedikleri iddiasıyla aynı evde 3 kişiden 2'sini av tüfeğiyle birini de başına keser ve satırla vurulak öldürdü.

Afyonkarahisar'ın Salar beldesinde aynı evde Mevlüt Karaaslan'ın (35) imam nikahıyla birlikte yaşadığı Gülizar Polat (15) ile İbrahim Karaaslan'ın karısı Sultan Karaaslan (25), kayınvalide Fadime Karaaslan'dan (52) sürekli dayak yediklerini iddia etti. İki genç kadın, gece, av tüfeğiyle İbrahim Karaaslan'ın babası Mehmet Karaaslan (60) ve İbrahim Karaaslan'ı (33) av tüfeğiyle öldürdü. İki gelin kaynana Fadime Karaaslan'ı (52) ise başına keser ve satırla vurarak öldürdü.Zanlılardan 15 yaşındaki genç kadının imam nikahıyla

birlike yaşadığı Mevlüt Karaaslan, cinayetlerin gelin kaynana kavgası nedeniyle değil para için işlendiğini iddia etti.Zanlılar, sorgularının ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Afyonkarahisar E Tipi ceza evine gönderildiler.

"EŞİNİ TÜLBENTLE BOĞARAK ÖLDÜRDÜ"

Amasya'da 38 yaşındaki Bayram Çapkın, tartıştığı 15 yıllık eşi 32 yaşındaki Ayten Çapkın'ı tülbentle boğarak öldürdü. Bayram Çapkın gözaltına alındı.Ailevi nedenlerden dolayı tartıştığı eşi Ayten Çapkın ile kavga eden Bayram Çapkın, hırsını alamayınca öfke saçtı. Kavganın büyümesi üzerine Bayram Çapkın, eşi Ayten Çapkın'ı tülbentle boğarak öldürdü. Evden gelen gürültüler üzerine çiftin komşuları jandarmaya haber verdi. Kısa süre sonra eve gelen ekip, Ayten Çapkın'ın cesediyle karşılaştı. Eşini maddi sıkıntılar yüzünden çıkan tartışma sonrasında öldürdüğünü kabul eden Bayram Çapkın gözaltına alındı. Sorgusu süren Çapkın, ardındanadliyeye sevk edilecek.

"BASKI GÖRDÜ CAMA ÇIKTI"

İzmir'in Konak ilçesi Karataş semtinde 30 yaşındaki Yeşim D., erkek arkadaşının kendisini eve kapatarak dışarı çıkartmaması üzerine bulunduğu daireden bir alt katın penceresine sarktı. Yaklaşık 2 saat boyunca yardım bekleyen Yeşim D., itfaiye merdiveniyle aş. Olay yerine gelen polis ekipleri, evin önündeki Mehmet T.'yi ekip otosuna aldı. Kemeraltı Karakolu'na götürülen otoparkçılık yaptığı öğrenilen Mehmet T., Yeşim D.'nin şikayetçi olmaması üzerine serbest bırakıldı.

06 MART

"AMCASININ KIZLARINI SİLAHLA VURARAK YARALADI"

Rize'nin Ardeşen İlçesi'nde 26 yaşındaki Mevlüt Yazıcı, amcasının kızları Gülsüm ve kız kardeşi Aysel Yazıcı'yı silahla vurarak yaraladı.Mevlüt Yazıcı ile amcasının kızı 19 yaşındaki Gülsüm ve kız kardeşi 18 yaşındaki Aysel Yazıcı arasında belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mevlüt Yazıcı, belindeki tabancayı çekerek Gülsüm ve Aysel Yazıcı'yı ayaklarından vurdu ve kaçarak izini kaybettirdi. Yaralanan iki kız kardeş Ardeşen Devlet Hastanesi'ndeki tedavileri ardından taburcu edildi. Polis kaçan Mevlüt Yazıcı'yı aramaya başladı.

07 MART

"AMCASININ OĞLU İLE EVLENMEYİ KABUL ETMEYEN GENÇ KIZ ÖLDÜRÜLDÜ"

Batman'da 17 yaşındaki bir genç kız, evlenmek istemediği amcasının oğlu tarafından bıçaklanarak öldürüldü. L.İ. (17), Hilal Mahallesi 3718. Sokak'taki evlerinin damında çamaşır astığı sırada amcasının oğlu Abdurrahman İlhan tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

Olaydan sonra Abdurrahman İlhan gözaltına alınırken, L.İ'nin cenazesi Batman Devlet Hastanesinde yapılan otopsinin ardından ailesine teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

"2 KADIN, 2 DAYAK"

Adana'da, "Dünya Kadınlar Günü" arifesinde, eşlerinin uyguladığı şiddete maruz kalan iki genç kadın, hastaneye kaldırıldı. Adana Numune Hastanesindeki ilk tedavisinin ardından doktorların sağ kulağında aldığı darbe nedeniyle işitme kaybı olduğu yönünde rapor verdiği Melek K. (24), polise verdiği ifadede, 4 yıldır evli olduğunu, 3 yıldır kocasından şiddet gördüğünü öne sürdü.

Adana'nın Namık Kemal Mahallesi'nde oturan ve dayak yediği iddiasıyla aynı hastaneye başvuran bir çocuk annesi Sultan E. (33) de eşinin kendisini boğazından sıktığını, yere düştüğünde de tekmeleyerek dövdüğünü iddia etti.

HÜRRİYET

28/2/2008

RECEP IVEDİK

h1

Gösterim tarihi: 22.Şubat.2008
Yönetmen: Togan Gökbakar
Oyuncular: Şahan Gökbakar, Hakan Bilgin, Fatma Toptaş, Tuluğ Çizgen
Dil: Türkçe

Tür:

Komedi

Senaryo:                               Şahan Gökbakar

                                             (Kitap)Serkan Altuniğne

 

 

 

 

 

Recep İvedik Resimleri Recep İvedik Resimleri Recep İvedik Resimleri

Şahan Gökbakar'ın televizyonda yarattığı Recep İvedik karakteri sinema salonlarında. Bu kendine özgü karakterin beyazperdedeki ilk macerası yolda bir cüzdan bulmasıyla başlıyor. Ondan sonra da olaylar tam da başrol oyuncusu Şahan Gökbakar'ın tarzına göre gelişiyor. Filmin görüntülerinde Ertunç Şenkay ustanın imzası var.


 Recep İvedik Resimleri

Konusu
Adamın biri yolda cüzdanını düşürür. Sokaklarda yaşayan başka bir adam tam cüzdanı kapıp kaçacakken Recep İvedik onunla mücadeleye girer. Sonunda, sahibine teslim etmek üzere, evsiz adamın elinden cüzdanı almayı başaran Recep, kafasını çevirdiği anda cüzdan sahibinin çoktan gittiğini farkeder.

Akşam evinde televizyon seyredenken, cüzdanın Antalyalı çok önemli bir iş adamına ait olduğunu öğrenir ve arabasına atlayıp güneye doğru yola koyulur. Yol boyunca birbirinden komik sürprizlerle karşılaşan Recep, sonunda Antalya’ya varıp ve cüzdanı turizmci Muhsin Bey’e teslim etmeyi başarır.

Onu ödüllendirmek isteyen iş adamının ısrarlarına rağmen ne para almayı kabul eder, ne de otelde kalmayı. Fakat tam otelden ayrılacakken çocukluk aşkı Sibel’in bir tur otobüsünden indiğini farkeder. Bunun üzerine Recep fikrini değiştirip otelde kalmaya karar verir. O andan itibaren Recep İvedik’in tek bir amacı vardır; kendisini tanımayan, hatta hatırlamayan Sibel’e kendini beğendirmek.

İşte asıl keyifli tatil macerası da bundan sonra başlayacaktır...

 Recep İvedik Resimleri

                      

 

              

28/2/2008

200 TL'lik yeni banknotlar

h1

2009’da YTL’den yeniden TL’ye geçilirken Türk parasında yine önemli değişiklikler yapılacak

Kullanımı çok az olan kağıt 1 YTL’nin yerine kağıt 1 TL çıkarılmayacak. 1 TL sadece madeni para olarak tedavülde olacak. Şu an en büyük para olan 100 YTL’nin yerini 100 TL alırken, bu para en büyük para ünvanını 200 TL’ye bırakacak.

2009’da banknotlarda boyut, renk, tasarım ve güvenlik özellikleri açısından da değişikliğe gidilecek. Kâğıt paralardaki resimlerde de değişim yaşanırken Türk tarihinde önemli yer edinmiş şair, matematikçi, düşünür, müzik ve sanat tarihi ile ilgili önemli şahsiyetler yeni paraların üzerinde hayat bulacak. Bu isimlerden birinin Türk dil ve edebiyatının en büyük şairlerinden Yunus Emre olacağı ifade ediliyor. Gündeme gelen bir diğer ismin ise Erzurum’un düşman işgalinden kurtarılmasında önemli rol oynayan Nene Hatun olduğu öğrenildi.

Konuya ilişkin son kararı banka yönetimi sonbaharda verecek. Türk Lirası banknotlarda, sahteciliğe karşı dünyadaki teknolojik gelişmelere uygun olarak yeni geliştirilmiş güvenlik önlemlerine de yer verilecek. Kağıt, mürekkep, yazılım gibi farklı unsurlara işlenecek yeni güvenlik önlemlerinin bir kısmı “zamanı gelince” kamuoyuyla paylaşılacak. Avrupa Birliği’nin Euro’ya benzediği için şikâyet ettiği madeni para da değişime uğrayacak. Kalpazanların gözdesi 1 YTL’lerin alaşımı ve ebatları yenilenecek.

Vatan Gazetesi

28/2/2008

Balığa Bak

h1

Balıkçı ağına insana benzeyen köpek balığı takıldı
MARMARA Denizi'nde avlanan Bandırmalı balıkçıların ağlarına takılan köpek balığınin insana benzediği öne sürüldü.

Bandırma açıklarında önceki gün avlanmak için denize açılan balıkçıların ağlarına, 50 santimetre boyunda 4 kilogram ağırlığında köpek balığı takıldı. İnsana benzetilen köpek balığı büyük ilgi çekerken, balığı avlayan balıkçılardan İlker Kara, "Son günlerde Marmara Denizi'nde, Kapıdağ Yarımadası ile Tekirdağ açıklarında hamsi ve istavrit balığı avına çıkan tüm balıkçıların ağına bu tip köpek balıkları takılıyor. Dün gece de bizim teknenin ağlarına yavru köpek balıkları takıldı. İlk defa ağlarımıza böyle ilginç bir balık takıldı. Bu balıklar hızla çoğalıyor. Bilim adamları mutlaka incelemeli" diye konuştu.



Köpek balığı, balık halinde bir süre sergilendikten sonra 25 euroya İstanbul'da bir otele satıldı.

Kaynak: Vatan Gazetesi